MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki müdahalenin meni, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, müdahalenin meni, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece müdahalenin meni ve kal talebinin reddine, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki,
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza otoyol yapılmak suretiyle el atıldığı yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporları ile sabittir.
16.05.1956 gün 1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca taşınmazına kamulaştırmasız el atılan kişi, kamu tüzel kişiliğine karşı müdahalenin men’i davası açabileceği gibi fiili duruma razı olarak kamu tüzel kişiliğine karşı mülkiyet hakkının devrine karşılık taşınmaz bedelinin tahsili istemli dava açabilir ve bu davalara da adli yargıda bakılır.
Ayrıca, geçici 6. madde uyarınca 04.11.1983 sonrası el atmalarda uzlaşma şartı aranmaksızın el atılan taşınmaz bedeli ödenmelidir.
Bu durumda, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi,
2-Ecrimisil hesabı yönünden yapılan incelemede ise, öncelikle dava konusu taşınmazın niteliği belirlenmelidir. Taşınmaz Arsa ise ecrimisil belirlenirken taşınmazın bulunduğu bölgede benzer taşınmazların ne şekilde kullanıldığı, kira gelirine ilişkin var ise emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek elde edilecek kiranın somut bulgularla tespit edilmesi gerektiğinden, davacı tarafa, emsal kira sözleşmelerini ibraz etmesi için süre verilerek, yada re'sen Belediye, Maliye gibi kurumlardan kira sözleşmesi olup olmadığı araştırılmalı ve ibrazı halinde bu sözleşmelere göre ecrimisil belirlenmesi, ibraz edilememesi halinde ise ecrimisil talebi yönünden davanın reddedilmesi; arazi ise ekilebilir ürün gelirine göre ecrimisil belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen esaslara uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan soyut belirlemelere dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.