MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ...... Mahallesi 1663 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazın kök parseli olan ...... ili, ...... ilçesi, ...... mahallesi, 951 ada 117 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabii tutulmak suretiyle 1654 ada 1 parsel, 1663 ada 1 parsel ve 1664 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, kamulaştırılan kısım ise 1663 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, fen bilirkişisi ......'nun 31.10.2011 tarihli raporunda; kök parsel esas alınarak rapor düzenlenmesi suretiyle infazda tereddüt yaratılması,
2)Dava dilekçesinde davalı olarak yer alan ...... Özdemir ile gerekçeli karar başlığında yer alan ...'ın aynı kişi olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.