MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir.
Davacı idare vekilinin temyizine gelince;
Bozma öncesi alınan 20.08.2013 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 764 metrekarelik kısmının sulu tarla, 575 metrekarelik kısmının ise kapama karışık meyve bahçesi olarak değer biçildiği ve bu husus bozma konusu yapılmadığı halde, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda taşınmazın tamamının kapama karışık meyve bahçesi olarak kabul edilmesi suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı idareden alınan harcın iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.