MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 17/12/2015 gün ve 2015/15088 Esas - 2015/24553 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, davanın kabulüne dair verilen hüküm davacılar vekilinin temyiz talebi kabul edilmek suretiyle Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davalı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HMK'nun 440. maddesi yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından reddine, Ancak;
Dosyaya sunulan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 26.04.2017 tarih ve 46400 sayılı yazısına göre onaylı imar planı gereğince taşınmazın imar planında ticaret alanı olarak ayrılmış olduğu, şuyulandırma sonucu taşınmazın ... tapu kaydının oluştuğu ve davalı idarece ağaçlandırma suretiyle yapılan elatmanın sona erdirildiğinin beyan edilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması yerine yazılı şekilde düzeltilerek onandığı bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından,
Dairemizin 171.12.2015 gün ve 2015/15088-24553 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; davacılar vekilince tavzih talebinde bulunulmuş, talep reddedilmiş, hüküm, davalı idare vekilince, hüküm ve ek karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davalarında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve tavzih talebinin hükmün açıklanması niteliğinde olduğu dikkate alınarak, davacılar vekilinin tavzih isteminin kabulü yerine reddine karar verildiğinden mahkemece verilen 10.03.2015 tarihli ek kararın
kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıda belirtilen hususlar haricindeki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Hernekadar mahkemece taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olarak ayrılması ve ağaçlandırma yapılarak el atılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmişse de; dosyaya sunulan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 26.04.2017 tarih ve 46400 sayılı yazısına göre yenilenen onaylı imar planı gereğince taşınmazın ticaret alanı olarak ayrılmış olduğu ve taşınmazın şuyulandırma sonucu davacı paylarının 44744 ada 13 parsel sayılı taşınmaza gitmiş olduğu anlaşıldığından, taşınmazın imar durumu davalı idareden getirdildikten sonra mahallinde keşif yapılıp imar uygulaması ile ticaret alanında kalan taşınmaza fiilen elatmanın bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi,
2- Kabule göre de;
a)Davacıların herbirinin paylarının infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmemesi doğru olmadığı gibi, davacıların taşınmazın tapu kaydında dava konusu edilmeyen payları bulunduğu dikkate alınarak iptaline hükmedilen pay miktarının da açıkça belirtilmemesi,
b)13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 saylı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildğinde iadesine temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kayedilmesine, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.