MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1-Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak değerlendirilen ... Mahallesi 2210 ada 1 parsel sayılı emsal taşınmazın, bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışına ilişkin akit tablosu ilgili Tapu Müdürlüğünden, somut emsal kabul edilen taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden, Değerlendirme tarihi olan 2013 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden getirtilip, bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Bozma kararı öncesi ilk karara esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen m2 birim değeri olan 72,24 TL, davacı tarafça ilk karar temyiz edilmediği ve bozma ilamına uyulması ile de bu m2 değeri üzerinden davalı idare yararına usuli kazanılmış hak doğduğu dikkate alınmadan daha fazla m2 değeri üzerinden davacı tarafın bozma öncesi ıslah ettiği miktar gözetilerek bedelin tespitine karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmazın yargılama esnasında yenileme kadastrosu ile parsel numarası ve yüzölçümü değiştiğinden, mahkemece, taşınmazın yeni yüz ölçümü üzerinden davalı idarece kanal yapılmak suretiyle el atıldığı tespit edilen 818,77 m²'lik kısmının bedeline hükmedildiği halde taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy