MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 01/06/2017 gün ve 2016/5500 Esas - 2017/14868 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
İmar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar Dairemizce bozulmuş , bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440.maddesinde yazılı nedenlere uymadığından yerinde görülmemekle birlikte;
Davacı vekilinin 14.12.2017 tarihli dilekcesi ile taraflar arasında sulh protokolünün imzalandığının belirtilmiş olduğu anlaşıldığından,
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 01.06.2017 gün ve 2016/5500-2017/14868 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, imar uygulamasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere göre davalı idare vekilinin aşağıda belirtilen kapsam dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Davacılar vekilinin 14.12.2017 tarihli dilekcesine göre taraflar arasında sulh protokolünün imzalandığı belirtilmiştir..
Sulh HMK.nun 313.maddesinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman
yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Bu durumda öncelikle sulh sözleşmesi dosyasına getirtilip değerlendirme yapılarak sulh sözleşmesinin geçerli olduğunun anlaşılması halinde mahkemece HMK'nın 315.maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi; sulh sözleşmesinin geçerli olmadığının anlaşılması durumunda ise;
2-20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesi ile;
"24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.
Bu Kanunun geçici 6. maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmü getirilmiştir.
Bu durumda yukarıda açıklanan hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bozmanın niteliğine göre sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, davalı idarden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.