MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R –
Mahkemece bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir.
1-Hükme esas alınan fen bilirkişisi ... 17.04.2017 tarihli krokili raporunda kadastro yenileme öncesi kamulaştırılan ve bedeli ödenen alanın 6526,11m² olduğu belirtilmiş ise de, 270,06m² kısmın iş bu davanın konusu olmayıp ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/252 Esas sayılı dosyasında karara bağlandığı halde yenileme öncesi bedeli ödenen kısmına dahil edildiği mahkemenin bozma öncesi 18.07.2014 tarih ve 2014/60 Esas sayılı kararıyla 25.06.2014 tarihli krokide G harfi ile gösterilen ve bedeli ödenen 5823,665m² kısım yenileme öncesi kamulaştırılan ve bedeline hükmedilen 6526,11m² ye dahil edilmediği anlaşılmakla, 2014/60 Esas sayılı kararın ek kroki zemine uygulanarak, yenileme öncesi kamulaştırılan alanın kesin olarak tespitinden sonra fazla ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Mahkemece en son tespit edilen kamulaştırma bedeline, el koyma dosyasında yatırılan bedelin mahsubuyla bozma öncesi mahkeme kararıyla hükmedilen bedellerin karar tarihleride dikkate alınarak mahsubundan sonra 6459 sayılı Yasa gereğince yasal faize ilişkin hüküm kurulması, idarece fazla yatırılan faiz miktarı var ise iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.