MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Yapılan inceleme de; davacılar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasının kabulüne dair verilen hüküm, Dairemizce davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece ilk kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca mahkemenin direnme kararının hukuka aykırı olduğu bu nedenle Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin bozma kararına uyulması gerektiği yönünden karar vermiş ve mahkemece dava reddedilmiş, davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine 2013/3667 Başvuru numarası ile yapılan başvuru sonucunda davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiği ve ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapmak üzere ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı idare vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
a) Dosyada bulunan 01.02.2015 yazı ve eklerine göre; ... -... İsale Hattı ve ... depolarının yapım işine 05.02.1970 tarihinde başlanmak suretiyle taşınmaza fiilen el atıldığı anlaşılmakla; 05.02.1970 tarihi el atma tarihi olarak kabul edilerek bu tarihte dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar planı kapsamında olup olmadığı, etrafının meskun olup olmadığı, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup bulunmadığı ve belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı araştırılıp, taşınmazın el atma tarihinde arsa mı arazi mi olduğu belirlenip soncuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile arsa olarak kabulü ile bedelinin tahsiline karar verilmesi,
b) Kabule göre de;
Kamulaştırma Kanununun Kıymet Takdir esaslarını belirleyen 11.maddenin 1.fıkrasının arsalara ilişkin g bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz satışları özel nitelikte şirket satışları olduğundan bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.Bu durumda dava konusu taşınmazın arsa mı arazi mi olduğu belirlenip arsa ise dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için taraflara imkan tanınması lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesi, arazi vasfında olduğu tespit edilir ise net geliri esas alınarak değerinin tespit edilmesi bakımından yeniden keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.