MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında 18. Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 13/01/2016 gün ve 2015/5644 Esas - 2016/332 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar davalı idare vekilinin temyizi üzerine bozulmuş, bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 712 parsel sayılı taşınmazın 1968 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sonucunda ...adına tespit gördüğü, kadastro tespitine itiraz edilmesi sonucu ... Tapulama Mahkemesinden verilen ve 13.09.1974 tarihinde kesinleşen 1974/8E-15K. sayılı karar uyarınca taşınmazın ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına hisseli olarak 20.11.1975 tarihinde hükmen tapuya tescil edildiği, dava konusu 712 parselin 2.310 m2'lik kısmının ... sulama inşaatı sebebiyle 1977 tarihinde davalı idarece kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma tarihinde malik olanlardan ...'a çıkartılan noter tebligatının 05.01.1978 tarihinde "bizzat" usule uygun olarak tebliğ edildiği, davalı idarenin 19.06.2017 tarihli yazı cevabında diğer tapu maliklerine noter tebligatı çıkartılmadığının bildirildiği, davacının hissedarlardan ...'ın tek mirasçısı olduğu, babasının 1981 yılında vefatı ile hissesinin 08.04.1988 tarihinde kendisine intikal ettiği, davacının diğer hissedarların paylarını da satın almak suretiyle 15.08.1988 tarihinde tamamına malik olduğu taşınmazın 2.709 m2'lik bölümüne drenaj kanalı yapılmak suretiyle davalı idarece el atıldığı anlaşılmıştır.6830 sayılı Kamulaştırma Kanununun 13. ve 25. maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.Dava konusu taşınmazın kamulaştırma tarihindeki maliklerinden ... dışındakilere kamulaştırma işleminin noter aracılığı ile usule uygun tebliğine ilişkin olarak dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu kişilerden satın aldığı paylar yönünden kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı anlaşıldığından ..., ..., ..., ..., ... ve ...’tan davacıya intikal eden paylar bakınından davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın yerinde olduğu, Davacıya murisi olan...’tan intikal eden hisse yönünden ise davalı idarece çıkartılan noter tebligatının usule uygun olarak tebliğ edildiği, kamulaştırma evrakının tebliğinden itibaren hak düşürücü süre içinde kamulaştırma bedelinin arttırılması davası açılmamış olup kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden, mahkeme kararının davacıya babasından intikal eden pay yönünden kamulaştırma koridorunda kalan bölümü için davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 13.01.2016 tarihli 2015/5644E.-2016/332K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan değerlendirmede; Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi ... köyü 712 parsel sayılı taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde ve davacıya ... ..., ..., ... ve ...’tan intikal eden paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın 2.320 m2’lik kısmının ... sulama inşaatı sebebiyle 1977 tarihinde davalı idarece kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma tarihinde malik olanlardan ...'a çıkartılan noter tebligatının 05.01.1978 tarihinde "bizzat" usule uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Davacıya murisi olan ...’tan intikal eden hisse yönünden davalı idarece yapılan kamulaştırma evrakının tebliğinden itibaren hak düşürücü süre içinde kamulaştırma bedelinin arttırılması davası açılmamış olup kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden, davacıya babasından intikal eden hisse yönünden kamulaştırma koridorunda kalan bölüm için davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.