MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu ... köyü, 477 parsel sayılı taşınmazın 772,35 m2'lik kısmının dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dosya içerisinde bulunan Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 30.11.2015 günlü krokili rapor ile 1955 tarihinde çekilmiş hava fotoğraflarının, taşınmazın ölçekli krokisi ile çakıştırılması sonucu, dava konusu taşınmazın krokide A1 ile gösterilen 492,65 m²’lik bölümüne 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı anlaşılmakla, bu bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)6100 sayılı HMK'nun 176. maddesi gereğince; aynı davada, tarafların ıslah yoluna ancak bir kez başvurabileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.05.2016 tarih 2015/1 Esas 2016/1 sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gözetilmeden bozmadan sonra yapılan ıslaha göre karar verilmesi,
3)Davalı idare harçtan muaf olduğu halde yargılama giderleri arasında idareye harç yüklenmesi,
4)13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Dosyada mevcut 30.11.2015 tarihli jeodezi mühendisi bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın bedeline hükmedilen 772,35 m2’lik kısmına 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy