MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu ... Mahallesi 667 ada 21 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak, davacılara ... oluşan parsellerden pay tahsis edildiği ve davacılar adına ... tapu kayıtlarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Ancak geri çevirme sonrasında kök parsel olan 25.000,75 m2 yüzölçümüne sahip 667 ada 21 parselin ifraz işlemiyle oluşan 2.150,64 m2’lik alana sahip 667 ada 40 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı dosya arasına alınmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kök parsel olan 667 ada 21 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğu belirtilen 2058 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki irtifak alanının hesaplandığı görülmüştür.
Bu itibarla; öncelikle ... oluşan parsel numaralarına ilişkin Tapu Müdürlüğü yazısı ve fen bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilerek, davacılar adına oluşan taşınmazlara ilişkin doğru tapu kayıtları getirtildikten sonra, şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtilip eksikliklerin giderilmesiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak imar uygulaması sonucu oluşan ... parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp imar uygulaması öncesindeki taşınmaz ile aynı yerde kalıp kalmadıkları tespit edildikten sonra, ... oluşan parsellerin davacı idarece
enerji nakil hattı kurmak suretiyle irtifak alanı oluşturulmak istenilen alanda yer alıp almadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Fazla depo edilen bedelin davacı idareye iadesine ilişkin kurulan hükümde maddi hata ile eksik iade miktarının gösterilmesi,
3-Davanın mahiyeti gereği davada kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
4- Tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Bakiye karar ve ilam harcının davacı yerine davalı taraftan tahsiline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 04/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy