MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... köyü 787 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazdan geçen doğal gaz boru hattı nedeniyle BOTAŞ tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/991E. sayılı dosyalı ile açılan ve Dairemizin 2016/19356E. sayılı ilamı ile denetimden geçen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli davada 25.11.2014 değerlendirme tarihi itibariyle taşınmazın metrekaresine 374,85-TL değer biçidiği halde, güçlü delil niteliğindeki bu miktardan ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme esas alınan 22.05.2017 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın emsalden % 75 daha değerli olduğu belirtilerek değer biçildiği halde, aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.01.2017 havale tarihli kök bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın aynı emsalden % 40 daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçildiğinden alınan raporlar inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmazın 1.360 m2’lik kısımda BOTAŞ lehine 1991 yılında tesis edilen irtifak hakkının taşınmazın tamamında meydana getireceği değer düşüklüğü oranı belirlendikten sonra taşınmazın eldeki davanın konusu olan 5.350,76 m2’lik bölümünün zemin bedelinden bu oranda indirim yapılarak değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, bu yönteme uyulmadan hesap yapan rapor doğrultusunda kamulaştırma bedelinin eksik tespiti,
3)Bozma öncesi taşınmaz üzerinde bulunan yapılar için 174.214,00-TL bedele hükmedildiği ve bu husus bozma konusu yapılmadığından davacı idare lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası gerekçesi açıklanmadan yapı bedeli 543.347,94-TL olarak hesaplanmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
4)Bozma öncesi kararda taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 993,61 m2’lik kısmı için % 15 değer azalış bedeline hükmedildiği ve bu karar dava konusu taşınmaza ait ilk kamulaştırma nedeniyle Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/129E.-554K. sayılı dosyası ile açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemli dava dosyası getirtilip, iş bu dosyada taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarına değer azalışı verilip verilmediği veyahut kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bedeline hükmedilen bölüm olup olmadığı var ise bu bölümlerin eldeki davada kamulaştırılması talep edilen kısım içinde kalıp kalmadığı denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan bahisle bozulduğu halde, bozma sonrası bu yönde bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
5)Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.