MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davaların kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın metrekaresine asıl dava yönünden 7617 TL, birleştirlen dava yönünden ise 7610 TL belirlenmiş ve buna göre verilen karar davalı idare vekilinin temyizi üzerine .Hukuk Dairesinin 15.05.2014 gün ve 2014/7463-8953 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olup, bozma kararı sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre daha yüksek m² bedelleri belirlenmiş ise de, davacı vekilince bozma öncesi karar temyiz edilmediğinden, davalı idare lehine m² bedelleri yönünden oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin birleştirilen dosya yönünden (... .Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/123 Esas) davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi
2- Dosya içindeki bilgi, belge, ve tapu kaydından 11 nolu bağımsız bölümde ... intifa hakkı sahibi olduğu, yine 4 nolu bağımsız bölümde muris ... eşi ... da intifa hakkını seçtiği ve bu kişilerin dosyada taraf olmadıkları anlaşılmıştır.
Bu durumda intifa hakkı sahipleri davaya dahil edilerek yapılacak yargılama sonunda belirlenen bedelin intifa hakkı sona erinceye kadar bir bankaya çıplak mülkiyet sahibi kişiler adına yatırılmasına, bu bedelin nemasından intifa hakkı sahiplerinin yararlandırılmasına ve intifa hakkı sona erdiğinde bankaya yatırılan paranın çıplak mülkiyet sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu tek olup, tüm davacılar için aynı hukuki nedenden kaynaklandığından, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz ve tarafların temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy