MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve mahrum kalınan taşınmazda meydana gelen değer kaybı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve mahrum kalınan taşınmazda meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Dosya içerisindeki; ... Belediye Başkanlığı’nın 10.06.2014 ve 20.07.2016 tarihli yazılarında, dava konusu taşınmazın 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planları dışında kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın değerinin tespiti için öncelikle niteliğinin belirlenmesi gerekir.
Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 10.04.2012 tarihi itibariyle imar planı içerisinde olup olmadığı, imar planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türlü (1/1000, 1/5000, 1/25000, Uygulama, nazım...) araştırılarak 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde olmadığının tespiti durumunda belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı diğer ölçekli plan dahilinde ise plandaki konumu, plan kapsamında alınma amacı, yerleşim yerine uzaklığı, şehrin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları ilgili Belediye Başkanlığından sorulup, arsa vasfında olduğunun anlaşılması halinde emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmaz arazi vasfında ise, gelir metoduna göre değer biçilmesi suretiyle, kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken taşınmazın niteliği net olarak tespit edilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 20.07.2016 tarihli belediye yazı cevabında dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2012 yılı arsa m2 rayiç değerinin 43,25-TL olarak bildirildiği gözetildiğinde taşınmazın m2 birim fiyatına 21,72-TL değer biçen bilirkişi kurulu raporu inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından hangi tarihte el atıldığının tespiti için taraflara el atma tarhinin her türlü delil ile ispatı için süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonra kabul edilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Davalı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden aleyhine harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy