MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davaların kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 792 ada 31 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine emsal karşılaştırması sonucu 12.11.2013 değerlendirme tarihli asıl davada 5.560,00-TL, 16.12.2013 değerlendirme tarihli birleşen 2013/590E. sayılı davada 5.623,00-TL, 22.01.2014 değerlendirme tarihli birleşen 2014/38E. sayılı davada 5.809,00-TL, 10.06.2014 değerlendirme tarihli birleşen 2014/270E. sayılı davada 5.910,00-TL, 07.01.2014 değerlendirme tarihli birleşen 2014/7E. sayılı davada 5.809,00-TL değer biçildiği, 2014 yılında farklı zamanlarda açılan ve asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen 2014/7E, 2014/38E. ve 2014/270E. sayılı davalarda Belediye Başkanlığınca taşınmazın 2014 yılı arsa metrekare rayiç değerinin 6.671,00-TL olarak bildirilmesi karşısında, metrekare birim fiyatının bu değerden daha düşük belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından bahisle m2 birim fiyatının 6.671,00-TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Asıl davayla birleştirilen 2014/38E., 2014/270E. ve 2014/7E. sayılı davalar bakımından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11/1-g maddesinde belirtilen yöntemine göre hesap yapılmadan ve bahsi geçen davaların değerlendirme tarihlerinin (dava tarihlerinin) birbirinden farklı olduğu gözetilmeden aynı m2 birim fiyatı üzerinden değer biçildiğinden, ayrıca 2013/516E.sayılı asıl dava ile bu dava ile birleşen 2013/590E. sayılı davanın değerlendirme tarihleri ile birleşen diğer davaların değerlendirme tarihleri birbirlerine yakın olduğu halde tespit edilen m2 birim fiyatları arasında fahiş fark bulunduğu anlaşıldığından alınan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen yol kısmen ticaret+konut alanında kaldığı, davalı idarece taşınmazın bir bölümüne yol geçirmek suretiyle el atıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; dava konusu taşınmazın ne kadarlık bölümünün imar planında yolda kaldığı ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorulup bu kısmın yüzölçümünün fiilen yol olarak el atılan alandan fazla olduğunun belirlenmesi halinde proje bütünlüğü kapsamında imar planında yolda kalan kısmın tamamının bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu itibarla; dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde maktu harç ve maktu vekalet ücretine, sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy