MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
1)Dava konusu 1693 parsel sayılı taşınmaz yönünden tespit edilen 19.197,98TL kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında depo edilen 13.646,50TL'nin mahsubuyla fark bedel olan 5.551,48TL'nin Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca hak sahibi adına bankaya yatırılması için idareye süre verilmesi ve verilen bu süre sonunda kamulaştırma bedeli idarece depo edilmiş ise davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Mahkemece verilen ilk hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, bozma sonrası verilen kararda tescil hükmü ve birleşen 2009/196 ve 2009/2017 Esas sayılı dosyalara ilişkin hüküm kurulmaması,
3)Davanın niteliği gereği taraflar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı idare lehine vekalet ücreti verilmemesi, davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy