MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 20/01/2016 gün ve 2015/6446 Esas - 2016/742 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleşen davaların kabulüne dair mahkemece verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine bozulmuş; bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK'nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Şöyle ki,
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın metrekaresine birleşen 2014/214 esas sayılı dosya yönünden emsal karşılaştırması sonucu 5.907,37-TL değer biçildiği, Belediye Başkanlığınca taşınmazın 2014 yılı arsa metrekare rayiç değerinin 6.928,00-TL olarak bildirilmesi karşısında, metrekare birim fiyatının bu değerden daha düşük belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından bahisle m2 birim fiyatının 6.928,00-TL olarak tespit edildiği, birleşen 2014/214E. sayılı dosya yönünden dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11/1-g maddesinde belirtilen yöntemine göre değer biçilmediğinden bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve hükmün bu nedenle de bozulması gerektiği,
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu itibarla; dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde maktu harç ve vekalet ücretine, sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulduğu ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacılardan ...’in hissesi üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından,
Davalı idare vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 20.01.2016 gün ve 2015/6446E.-742K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan değerlendirmede;
Dava ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen 2013/603E. sayılı dosyalar yönünden mahallinde yapılan keşif sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 833 ada 9 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Birleşen 2014/214 esas sayılı dosya yönünden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın metrekaresine emsal karşılaştırması sonucu 5.907,37-TL değer biçildiği, Belediye Başkanlığınca taşınmazın 2014 yılı arsa metrekare rayiç değerinin 6.928,00-TL olarak bildirilmesi karşısında, metrekare birim fiyatının bu değerden daha düşük belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağından bahisle m2 birim fiyatının 6.928,00-TL olarak tespit edildiği ve bu bedel 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11/1-g maddesinde belirtilen yöntemine göre tespit edilmediğinden birleşen 2014/214E. sayılı dosya yönünden bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro
parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacılardan ...’in hissesi üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru olmadığı gibi,
3)13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu itibarla; dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) getirtilip, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde maktu harç ve maktu vekalet ücretine, sonra olduğunun belirlenmesi halinde ise nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy