MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında 18. Hukuk Dairesinden çıkan kararı kapsayan 25/01/2016 gün ve 2015/20374 Esas - 2016/1090 Karar sayılı ilama karşı davalılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, davacı idare vekilinin temyizi üzerine bozulmuş, bu karara karşı davalılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Her ne kadar mahkemece verilen karar “hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen taşınmazın satış tarihi itibariyle imar parseli, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibariyle kadastro parseli olması sebebiyle dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bu husus gözetilerek taşınmaza değer biçildiği, ayrıca ... Belediye Başkanlığının 15.07.2015 tarihli yazısına göre dava konusu taşınmazın 2012 yılı arsa m2 birim değerinin de 274,81-TL olduğu gözetildiğinde tespit edilen m2 fiyatının yerinde olduğu, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalıların hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla;
Davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 25.01.2016 tarih 2015/20374E.-2016/1090K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalıların hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalıların hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin eklenmesine,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.