MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki kök ... İlçesi ... Mahallesi 11417 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 62 ve 64 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazlara ait imar krokisi ve fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokiler ile aynı parseller için açılan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/114 esas, 2012/137 karar sayılı dosyasına ilişkin Dairemizin 2012/11792-19122 sayılı bozma ilamı gözetildiğinde dava konusu taşınmazların 50 metrelik ... Caddesine cepheli, büyük bölümü yol ve parklara ayrılmak suretiyle kamuya özgülenen yerlerden olduğundan, proje bütünlüğü nazara alınarak Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olan alanlar ile konut alanında olup fiilen el atma olmayan alanlar dışında kalan, fiilen el atılan veya henüz el atılmamış olsa bile kamuya özgülenen bölümlerin bedellerinin tamamından ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, ... Belediye Başkanlığının ise sorumluluğunun söz konusu olmadığı nazara alınarak davanın ... ... yönünden kabulüne, ... yönünden ise reddine dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile; 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhinin bedele yansıtılmaması,
Kabule göre de;
4-Davalılardan ... ... aleyhine kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca asıl alacağı geçmemek üzere vekalet ücreti takdir olunması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.