MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 432. maddesi uyarınca nihai kararlara karşı temyiz süresi 15 gün, HUMK'nun 433/2 maddesi uyarınca katılma yoluyla temyiz süresi 10 gündür. Davacı idare vekiline gerekçeli kararın 28.09.2015, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 01.10.2015 günü tebliğ edildiği, davacı idare vekilince karar 14.10.2015 tarihinde temyiz edildiğinden 15 günlük temyiz ve 10 günlük katılma yoluyla temyiz süreleri geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin süre nedeniyle REDDİNE karar verildikten sonra;
Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Arsa niteliğindeki ... mahallesi, 1041 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine; resmi birim fiyatları esas alınarak, üzerindeki yapıya; yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle ağaçlara değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, belirlenen kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında bloke edilen bedel çıkarıldıktan sonra bankaya yatırılan 8.605,54 TL bedele 31.01.2014 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına yeni bir bent olarak (Fark bedel 8.605,54 TLye 31.01.2014 tarihinden karar tarihi olan 07.07.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy