MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 26/10/2017 gün ve 2016/9435 Esas - 2017/23434 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararının dayandığı gerekçelere göre davalı idare vekilinin sair karar düzeltme istekleri HUMK'nun 440.maddesinde yazılı nedenlerin hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Davalı idare vekili 30.05.2018 tarihli dilekçesi ile 15.05.2018 tarihli sulh protokolü uyarınca tarafların sulh olduğunu bildirmiştir.
Bu itibarla; sulh protokolüne göre işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yapılan inceleme ile anlaşılmakla:
Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.10.2017 gün ve 2016/9435-2017/23434 E/K sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı idare vekili 30.05.2018 tarihli dilekçesi ile 15.05.2018 tarihli sulh protokolü uyarınca tarafların sulh olduğunu bildirmiştir.
Sulh HMK'nun 313.maddesinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir. Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Bu itibarla, davacılar ile davalı idare arasında sulh sözleşmesi yapıldığı gözetilerek HMK.nun 315.maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden,
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle sair yönler incelenmeksizin H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy