MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R –
Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş, karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Davanın konusu İkikubbe mahallesi 444 ada 17 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğindedir.
Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan eksik inceleme sonucu uygun emsal bulunmadığından, piyasa rayiçlerine göre değer biçen geçersiz rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazların, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar
ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş ve cinsleri belirtilmek suretiyle dava tarihindeki değerinin İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile bu işle ilgili benzer kuruluşlardan ayrı ayrı sorularak gelecek cevaba göre meyve ağaçlarının fidan niteliğinde olanların fidan değerlerine, verim yaşındakilerin yaş ve cinslerine göre rayiç değerlerine, meyvesiz ağaçların da yine yaş ve cinslerine göre sadece odun değerlerine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek bilirkişi kurulunca hazırlanacak ek rapor doğrultusunda sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ağaçlar yönünden farklı yöntemle eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılara ... Bakanlığınca yayınlanan ve değerlendirme dava tarihi olan 2012 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapı sınıfları, bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşları belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi gerekirken, 2016 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre hesaplama yapan rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy