MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: tavzih talebinin reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün ve tavzih talebinin Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne ve daha sonra davacı idare vekilinin 29.07.2016 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların yenileme kadastrosu sonrasında yüzölçümlerinde meydana gelen değişikliklere göre bu kararın tavzihine ilişkin talebin reddine karar verilmiş; tavzih kararı davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazlarda yürütülen kadastro yenileme çalışmalarının 11.08.2011 tarihinde sonuçlanarak tescil edildiği ve parsellerin geometrik durumlarında ve yüzölçümlerinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle kararın infaz edilemediği anlaşılmıştır.HMK.nın 305.maddesinde yer alan; ''Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir'' hükmü ve fen bilirkişisi ...'in 09.12.2013 tarihli raporunda; Kadastro Kanununun 22/A maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmasını esas alarak rapor düzenlediğini belirtmesine rağmen yenileme öncesi grafik paftasına göre kroki çizdiği gözetildiğinde; tavzih isteminin kabulü ile fen bilirkişinden yenileme kadastrosu sonucunda düzenlenen paftaya göre yeniden krokili rapor alınması için tavzih isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tavzih isteminin reddine karar verilmesi,Doğru görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.