MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 18/12/2017 gün ve 2017/28955 Esas - 2017/28900 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair bozma sonrası verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış; bu karara karşı, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Şöyle ki;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içerisinde sonuçlandırılamayan davada, bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeline 23.11.2014 tarihinden ilk karar tarihine, bozma sonrası tespit edilen fark bedele ise 23.11.2014 tarihinden son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği halde sadece bozma sonrası tespit edilen fark bedele faiz işletildiği,
Bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemizin 18.12.2017 gün ve 2017/28955 Esas 2017/28900 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. ve 18. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkidir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kapama fındık bahçesi niteliğindeki ... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 41 parsel sayılı taşınmaza net fındık geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içerisinde sonuçlandırılamayan davada, bozma öncesi tespit edilen kamulaştırma bedeline 23.11.2014 tarihinden ilk karar tarihine, bozma sonrası tespit edilen fark bedele ise 23.11.2014 tarihinden son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de: bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin sonuna gelmek üzere (bozma öncesi tespit edilen 282.967,28TL kamulaştırma bedeline 23.11.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 30.01.2015 gününe kadar, bozma sonrası tespit edilen fark bedel 121.488,85-TL'ye ise 23.11.2014 tarihinden son karar tarihi olan 16.02.2017 gününe kadar yasal faiz işletilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davalıdan peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy