MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davalı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davalı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de mahkemece, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Arsa niteliğindeki ... Mahallesi, 449 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmaza yakın konumda olan, aynı kamulaştırma kapsamında yer alan 5864 parsel sayılı taşınmaza; ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/441 Esas - 2016/96 Karar sayılı dosyasında Mart 2015 tarihi itibariyle 248,00- TL/m² değer tespit edildiği, bu değerin Dairemizce de uygun bulunduğu gözetildiğinde; bilirkişi kurulundan güçlü delil niteliğindeki bu bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan, eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi,
2-Mahkemece 30.11.2015 tarihli bozma öncesi kararın temyiz etmeyen davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden de daha yüksek kamulaştırma bedeli belirlenen rapora göre hüküm kurularak bu davalılar yönünden davacı idare yararına usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3-Bozma öncesinde dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan TEK lehine daimi irtifak nedeniyle %6 oranında değer düşüklüğü oluşacağı belirtilerek, buna göre değer biçildiği ve bu durum bozma konusu yapılmadığı halde bozma sonrasında daha yüksek değer düşüklüğü oluşacağını belirten raporun hükme esas alınarak davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
4-7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy