MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 20/12/2017 gün ve 2017/29110 Esas - 2017/29193 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
-K A R A R-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair bozma sonrası verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış; bu karara karşı, taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davacı idare vekilinin sair karar düzeltme nedenleri HUMK'un 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Kamulaştırma fark bedeli 22.134,00 TL olduğu halde, maddi hata sonucu bozma öncesi yatırılan bedelin ödenmesi gereken fark bedel olarak kabul edildiği,
Bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla;
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile 5. Hukuk Dairesinin 20.12.2017 gün 2017/29110 Esas - 2017/29193 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun l0. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki ... ilçesi, ... Köyü, 1729 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Kamulaştırma fark bedelinin maddi hata sonucu bozma öncesi hüküm altına alınan bedel olarak yazılması,
2-Bozma ilamı ile ilk hükmün ortadan kalktığı gözetilerek dava konusu taşınmaz üzerinde kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere ... adına daimi irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; bozma kararı öncesi hükmedilen bedele ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın;
a-Hüküm fıkrasının 4 nolu bendininde yer alan (13.280,40) rakamının çıkartılmasına, yerine ( 22.134,00) rakamının yazılmasına,
b-Hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Dava konusu taşınmazın 974,46 metrekarelik kısmında daimi irtifak hakkının kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere ... adına TESİS VE TESCİLİNE) cümlesinin yazılmasına,
c-Hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Tespit edilen kamulaştırma bedelinin 13.280,40 TL ’sine 21.12.2014 tarihinden, ilk karar tarihi olan 26.12.2014 gününe; fark 22.134,00-TL.’sine ise 21.12.2014 tarihinden, son karar tarihi olan 31.05.2016 gününe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy