MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, bir kısım davacı ile davalı ... vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, ... aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların ise, kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, davacıların murislerinin paydaş olduğu 1253 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, 1990 yılında 2981 sayıl Yasa hükümleri uyarınca düzenlemeye alınarak, muris ...'ın hissesinden imar düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra, geriye kalan 13523,45 metrekarenin, yine muris ...'ın hissesinden imar düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra, geriye kalan 6761,72 metrekarenin 17.07.1990 tarihli ... Belediye Encümen Kararına istinaden bedelsiz yola terk edildiği, asıl davada payı dava konusu edilen muris ...'un payı olduğu halde şuyulandırma cetvellerinde yer almadığı, davalı idarenin cevabından bu murise başkaca bir taşınmazdan yer verilmediği, payının
bedele de dönüşmediği ,söz konusu işlemin dayanağı olan encümen kararının farklı paydaşların açtığı idari davalarda iptaline karar verilmesine rağmen, davacılara ait hisselerin zeminde imar ada ve parselleri arasındaki yollarda kaldığı ve böylece kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1)-a-Muris ... ile kardeşi ...'nin veraset ilamlarının karşılaştırılmasında bazı davacıların paylarının çelişkili olduğu halde bu çelişki giderilmeden, Av ...'nin bu konudaki 20/05/2013 tarihli dilekçesi doğrultusunda hesap yapıldığı, bazı paylar yönünden ise gerekçesi açıklanmadan veraset ilamından ve bilirkişi raporundan ayrılarak fazla bedele hükmedildiği
b- Muris...'ın hükme esas alınan veraset ilamının iptal edildiği ve güncel veraset ilamının dosya içine girdiği,
Gözetildiğinde muris ...'ın güncel veraset ilamını da temin edildikten sonra davacılar paylarının yeniden hesaplanması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
2)Bir kısım davacılar ... vekili ... tarafından yatırılan 3557,00 TL ıslah harcının davalı idareden alınarak adı geçen vekilin temsil ettiği davacılara verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bir kısım davacı ile davalı ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarıının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy