MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1-Dairemiz bozma ilamında ... ili ... ilçesi ... mahallesi 170 ada 10 parsel sayılı taşınmaza, kesinleşmiş mahkeme kararına esas bilirkişi raporundaelirlenen m2 birim fiyatları emsal alınarak değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, taraflara, emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen emlak vergi değerleri de araştırılarak bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınan rapor denetlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtildiği halde bozma ilamı sonrası ,dava konusu taşınmazın m2 birim fiyatı belirlenirken, yine emsal incelemesi yapılmadan soyut ifadelerle değer biçildiğinden bilirkişi raporu inandırıcı değildir.
Bu itibarla; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Mahkemece verilen ilk kararın, davacı idare vekilinin temyizi üzerine bozulduğu ve dava konusu taşınmaz için bozmadan önce m2 bedelin 101,09 TL olarak tespit edildiği ve bu hususun davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetildiğinde, bozma sonrası usuli kazanılmış hak zedelenerek m2 bedelin 120,00 TL olarak kabulü ile fazla bedele karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
3) 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden;
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy