MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1150 parsel sayılı taşınmazın zeminine ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu taşınmaza arazi olarak değer biçilmesi için bozma öncesi alınan ve hükme esas olan 07.12.2015 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda 2010 yılı İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü verileri uygulanarak değerlendirmede esas olan münavebe ürünlerinin dekara ortalama verim miktarları buğdayda 580 kg, ayçiçeğinde 350 kg, şekerpancarında 5.500 kg, domateste 5800 kg. alınarak taşınmazın net geliri 756,73-TL olarak belirlendiği halde, bozma sonrası alınan ve hükme esas olan 17.10.2017 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda ise 2011 yılı İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü verileri esas alınarak münavebe ürünlerinin dekara ortalama verim miktarları buğdayda 560 kg, ayçiçeğinde 300 kg, şekerpancarında 6.000 kg, domateste 5000 kg. alınarak taşınmazın net gelirinin 245,44-TL olarak tespit edildiği, ayrıca bozma sonrası alınan raporda ayçiçeği, şekerpancarı ve domates ürününün üretim masraflarının brüt gelire göre yüksek belirlendiği anlaşılmıştır.
Değerlendirmede esas alınan münavebe ürünlerinin dekara verim miktarlarının taşınmazın bulunduğu bölgede ekstrem bir gelişme olmadığı sürece bir yıl içerisinde bu kadar farklı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, münavebe ürünlerinin üretim masraflarının brüt gelire göre yüksek tespiti ekonomik tarım yapılmasında tereddüt yaratacağı gözetilerek İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden münavebe ürünlerinin asgari ve azami hadlerini gösterecek şekilde verim miktarları ile bu ürünlerin üretim masrafları yeniden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile dava konusu taşınmaza idarece düzenlenen 02.08.2010 tarihli kıymet takdir raporunun dahi altında kalacak şekilde değer biçen rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi,
2)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy