MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... köyü 181 parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)İlk karar davalılardan ... tarafından temyiz edilmemiş olup ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli, kararı temyiz etmeyen bu davalı yönünden kesinleşmiştir.
Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen davalı yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalıların payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçenlere ödenmesine yönelik hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde fark bedelin depo edilmesine ve bu bedele yasal faiz işletilmesine karar verilmesi,
2)Dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edildikleri gerekçesiyle davalılara ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi,
3)Dava konusu taşınmazın tapu kütük sayfasındaki haczin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın;
a) Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine (Kamulaştırma bedelinin 8.579,53 TL tespitine, fazla depo edilen 695,65 TL'nin davalı ...'a ödenmiş ise adı geçen davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise davacı idareye iadesine) cümlesinin yazılmasına,
b)Hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine (Bozma öncesi tespit edilen 7.420,14-TL bedelin mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde tüm davalılara hisseleri oranında kararın kesinleşmesi beklenmeksizin ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına,) ibaresinin yazılmasına,
c)Hüküm fıkrasının 5 nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine (Davalılar ..., ... ve ...'a bozma sonrası oluşan fark bedel 1.159,39 TL bedelin 23/02/2015 tarihinden son karar tarihi olan 06/07/2017 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile tapu kaydındaki hisseleri oranında kararın kesinleşmesi beklenmeksizin ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına,) cümlesinin yazılmasına,
d)Hüküm fıkrasının 8 ve 9 nolu bendlerinin hükümden çıkarılarak yerine (Kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp vekille temsil olunan davalılara verilmesine ) ibaresinin yazılmasına,
e)Hüküm fıkrasına ayrı bir bendi olarak (Tapu kütük sayfasındaki haczin hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy