MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 759 ve 760 parsel sayılı taşınmazların zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi, 760 parsel üzerinde bulunan ağaçların sayısına göre kapama zeytin bahçesi olduğundan zeytin geliri esas alınarak değeri biçildikten ve zemine ekilebilecek münavebe ürünlerinin net gelirine göre belirlenen değer düşüldükten sonra muhtesat bedelinin belirlenmesinde bir isabesizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2015/15251E-2016/6612K. sayılı ilamı ile denetimden geçen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/476E. sayılı dava dosyasında 02.05.2014 değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmaza komşu olup aynı amaçla kamulaştırılan benzer nitelikteki 1336 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine 194,33-TL değer biçildiği halde dava konusu taşınmazlara 05.10.2012 tarihi itibariyle 197,94-TL değer biçildiğinden rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazların, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Arsa niteliğindeki 759 parsel sayılı taşınmaz aynı zamanda kapama zeytin bahçesi olduğundan bu taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının da yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2012 yılı kilogram satış fiyatı ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle tespit edilecek bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden 759 parseldeki zeytin ağaçlarının bedeli dikkate alınmadan eksik bedel tespiti,
3)Dava konusu 759 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bedeline hükmedilen 1.395,84 m2’lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tescili yerine tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
4)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy