MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olduğu gibi üzerinde bulunan ağaçlara maktuen değer biçilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dosyada bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.03.1991 tarihli 1987/233E.-1991/102K. sayılı kararına göre, davalılardan ...'ın dava konusu taşınmazdaki 1/4 hissesinin dava dışı ... oğlu ... adına tesciline karar verildiği ve kararın 13.09.1994 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 14/5. maddesinde yer alan "İdare tarafından bu kanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmazın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik dahil edilmek suretiyle devam olunur" hükmü uyarınca gerçek malikin, ölü ise mirasçılarının davaya dahil edilip, taraf teşkili tamamlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulması,
2)Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun % 70 oranında olacağı gözetilmeden daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre az bedele hükmedilmesi,
3)Yargılama sırasında davaya dahil edilen ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, dava açılmadan önce idare ile kamulaştırma bedelinde anlaşıp hisselerini tapuda devrettikleri anlaşıldığından, haklarındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
4)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.