MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi asli müdahil vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılmış, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar kurulmuş; karar, asli müdahil vekilince temyiz edilmiştir.
Dosydaki belgelerin incelenmesinde; ... 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/383 esas, 2017/231 karar sayılı ilamıyla dava konusu taşınmazın asli müdahil adına tesciline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gözetildiğinde kararın dayandığı gerekçelere göre, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
Dairemizin bozma ilamı öncesinde bloke edilen 130.143,00 TL bedelin varsa nemaları ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bedel davalılarca bankadan alınmamışsa fazla yatan bedelin işlemiş nemaları ile davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Asli müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy