MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R -
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama bağ niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak, değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Münavebeye alınan bağ değerlendirme tarihi olan 2008 yılı itibarıyla dekara asgari ve azami üretim miktarını, verimini, kg başına toptan satış fiyatı ve ayrıntılı üretim giderlerini gösteren veri listesinin gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilip bu verilere uygun olarak değerlendirme yapılması gerekirken, 2016 yılı resmi verileri uygulanmak suretiyle değerlendirme yapan rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Tapu kaydındaki ipotek şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy