MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 3439 parsel (eski 1050 parsel) sayılı taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın geldisi olan 510 parselin 210 m2'lik kısmının 30.09.1971 tarihli 071/211 sayılı kamu yararı kararı ile ...-... karayolu kapsamında kalması sebebiyle davalı idarece kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma evrakının tebliğine ilişkin olarak çıkartılan noter tebligatının taşınmazın kamulaştırma tarihinde maliki olan ...'a 25.05.1972 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat tebliğ edildiği, kamulaştırma sebebiyle yapılan ifraz sonucu 510 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan bölümünün dava konusu olan 3440 parsel olarak tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Bu itibarla; davalı idarece yapılan tebliğden itibaren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. Maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde kamulaştırma bedelinin arttırılması davası da açılmamış olduğundan 510 parselden ifrazen oluşan 3440 parsel için kamulaştırma işlemi kesinleşmiş olup kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceği gözetilerek 3440 parsel yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy