MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı idarece 23.374 m² yer için 1973 yılında kamulaştırma kararı alınmış ise de, usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı, bu kısmın 1863 nolu parsel olarak kanal vasfıyla 2007 yılında davacı ve diğer hissedarlar adına tescil edildiği, idarece 2008 yılında yapılan kamulaştırmada ise 1862 nolu parselin 11.959,96 m²'si için tekrar kamulaştırma kararı alınıp, bedeli mukabilinde taşınmazın devri konusunda uzlaşmaya varıldığı, ancak idarenin uzlaşılan kamulaştırma bedelini ödemediği, bu kısmın yerine tapuda 23.374 m² yüzölçümündeki 1863 parsel sayılı taşınmazın tamamının devrinin yapıldığı davacı tarafından 11959,96 m²'lik kısım için kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasının kabulüne dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde davacının (23374-11959,96=11414,14) 11414,04 m²'lik kalan bölümdeki payına ilişkin açtığı davanın kabulüne ilişkin mahkemenin ilk kararı doğru olduğu halde kapatılan 18.Hukuk Dairesince maddi hataya dayalı olarak kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece 11.414,04 m²'lik bölüm bedeline hükmedilmesi gerektiğinden ve 7139 sayılı Kanun ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan muaf hale geldiğinden,
Hükmün açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.