MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Bilirkişi raporunda emsal incelemesi ve dava konusu taşınmazla karşılaştırma yapılmaksızın genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilmiş olması doğru olmadığı gibi ...... ...... Müdürlüğü nün 24.06.2016 tarih ve 1476429 sayılı yazısında raporda somut emsal alınan ...... mahallesi 28 ada 21 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 08.06.2006 tarihinde gerçekleşen bir satış işlemi bulunmadığı bildirildiğinden denetime elverişli ve inandırıcı olmayan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılıp, dava konusu taşınmaz ve emsal alınacak taşınmazların şehir halihazır haritasında birbirlerine ve resmi kurumlara mesafeleri de gösterilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle ve emsal taşınmazların bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu ilgili ...... İmar
Müdürlüğü ile ...... Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, değerlendirmenin yapıldığı 2013 yılı itibari ile dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların. ......Komisyonu tarafından resen belirlenen ......sine esas olan m² değerlerinin, ilgili ...... Başkanlığı ...... Dairesinden araştırılıp, bilirkişi raporu denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yapı sınıfları,inşaat alanları, idare tespiti ve bilirkişi raporunda farklı alındığından, bu çelişki gerekçeleri de gösterilmek suretiyle giderilip, sonucuna göre yapı bedeli tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Birleştirilen 2014/16 Esas sayılı maddi hatanın düzeltilmesi dosyası hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması,
Doğru olmadığı gibi;
4)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile BOZULMASINA, davacı idareden peşin alınan harçların istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy