MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 28/02/2019 gün ve 2017/26117 Esas - 2019/3352 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne dair karar taraf vekillerinin temyizi üzerine onanmış, bu ilama karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere Yargıtay kararının dayandığı gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin sair karar düzeltme istekleri HMK'nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Davacı idarece 24.08.2014 tarihli dilekçeye ekli dekontlar dikkate alındığından 20.774,62-TL fazla yatırıldığı halde, iadesine karar verilmediği bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla,
Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 28/02/2019 gün ve 2017/26117 E.- 2019/3352 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi ve incir bahçesi niteliğindeki Bursa ili Osmangazi ilçesi Armut mahallesi 4367 ada 106 ve 108 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak,
Davalı idarece fazladan yatırılan 20.885,62-TL'nin davacı idareye iadesine karar verilmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent eklenerek (Davacı idarece fazladan yatırılan 20.885,62-TL depo edildiği tarihten itibaren varsa işlemiş nemasıyla birlikte davacı idareye iadesine, davalılara ödeme yapılmış ise ödeme tarihine kadar işlemiş nemasıyla birlikte davalılardan tapu kaydındaki payları oranında alınarak davacıya verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan H.U.M.K’nun 442. maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 315,00-TL. para cezasının alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy