MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan ... vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ile bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 133 ada 169 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-İlk karar davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiş olup, ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli, kararı temyiz etmeyen davalı ... yönünden kesinleşmiştir.
Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan; bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalıların payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçene ödenmesine yönelik hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden davalı ... payını da kapsar şekilde fark bedelin depo edilmesine ve bu bedele yasal faiz işletilmesine karar verilmesi,
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de: bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ;
a-1 nolu bendinde yer alan (28.487,11) rakamlarının çıkarılmasına, yerine (24.496,16) rakamlarının yazılmasına,
b-Davalı ...’e ödenecek bedele ilişkin 1 nolu bendinin 5. paragrafındaki (9.495,70)rakamlarının çıkartılmasına, yerine (5.504,76) rakamlarının yazılmasına,
c-1 ve 4 nolu bendinde yer alan (11.972,84) rakamlarının ayrı ayrı çıkartılmasına, yerlerine (7.981,89)rakamlarının yazılmasına,
d- 4 nolu bendindeki (karar kesinleştiğinde) ibaresinden sonra gelen kısmın hükümden çıkartılmasına, yerine (... dışındaki davalılara ödenmesine , fazla depo edilen 3.990,95-TL bedelin ilk kararı temyiz etmeyen davalı ...’e ödenmiş ise bu davalıdan tapu kaydındaki hisseleri oranında alınarak davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise davacı idareye iadesine,) cümlesinin yazılmasına,
e-Vekalet ücretine ilişkin (7-a) nolu bendinin hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan ... vd. peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy