MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı ile birlikte Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/57 E. - 2020/2 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/57 E.-2020/2 K. sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki Dereüstü mahallesi 2017 ada 31 ve 35 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle; davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
İdarenin kıymet takdir komisyonunca belirlenen ve hüküm ile derhal ödenmesine karar verilen bedele davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası olan 29.10.2017 tarihinden karar tarihine kadar; 3'er aylık vadeli mevduatta nemalandırılmasına karar verilen fark bedel 2.491.832,70 TL davalılara karar tarihi itibariyle ödenemeyeceğinden, fark bedele ise aynı tarihten kararın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden tespit edilen kamulaştırma bedelinin tamamına karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2'nci bendindeki (dava konusu taşınmazların tespit edilen kamulaştırma bedeli olan 3.093.284,19 TL'ye 29/10/2017 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine,) ibaresinin çıkarılmasına, yerine (idarenin kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen 601.451,49 TL’lik kısmına 29.10.2017 tarihinden 07.01.2020 tarihine kadar faiz işletilmesine, 3’er aylık vadeli hesaba aktarılmasına karar verilen fark bedel 2.491.832,7 TL’ye 29.10.2017 tarihinden karar kesinleşinceye kadar faiz işletilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy