MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın amacına uygun kullanılmaması sebebiyle, Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi uyarınca tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekilince temyiz edilmiş, ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince ek karar ile hükmün miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı EK kararının Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kamulaştırılan taşınmazın amacına uygun kullanılmaması sebebiyle, Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekilince temyiz talebi üzerine bölge adliye mahkemesince 10.09.2020 tarihinde ek kararla dava değerinin hüküm tarihi itibariyle miktarı itibariyle kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ek karar davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar bölge adliye mahkemesince davanın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle kesin hüküm kurulmuş olsa da somut olayda hüküm altına alınmış miktar itibariyle bir bedel bulunmadığından ve uyuşmazlık HMK 362 nci maddesinde yazılı diğer hallerden de olmadığından bölge adliye mahkemesinin kesin nitelikte karar vermesi doğru değildir. Bu nedenlerle 10.09.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasından sonra yapılan incelemede;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre;davaya konu Kamulaştırma işleminin 1967 yılında yapılarak kesinleştiği, 13.04.1967 tarihinde davalı idare adına tapuya tescil edildiği, 11.06.2009 tarihinde bir kısmı bedelsiz olarak maliye hazinesine devredildiği, 915,00 m2 kısım üzerinde de TEİAŞ lehine irtifak hakkı kurulduğu,davanın 15.03.2019 tarihinde açıldığı,kanunda belirlenen 5 yıllık ve 1 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK'nun 370. maddesi gereğince ONANMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.