İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/227 Esas, 2020/595 Karar
KARAR: Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili ile tapu maliki ... kayyımı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vd. vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.05.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü ... mirasçıları kayyımı vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare ve diğer davalılar vekilleri duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 163 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kıymetli bir alanda olduğunu belirterek gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.12.2017 tarihli ve 2014/1041 Esas, 2017/1522 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Mahkemenin 27.12.2017 tarihli ve 2014/1041 Esas, 2017/1522 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idare vekilinin12.05.2011 tarihli celsede davalı Hazine’ye yönelik davasından vazgeçtiğini, gerekli işlemleri idare yollardan çözeceklerini beyan ettiği anlaşılmış olup, davacı idarenin vazgeçme beyanının davadan feragate mi yoksa davanın geri alınmasına mı ilişkin olduğu hususunda yeniden beyanı alarak, feragat ettiğinin anlaşılması halinde Hazine hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, geri alındığının kabulü halinde ise davanın geri alınmasına davalı Hazinenin muvafakat verilip verilmediği hususunda beyanın alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme karar verilmesi hatalı olduğundan ve bozma sonrası tespit edilen kamulaştırma bedelinin acele el koyma bedelinden daha az olduğu ve acele el koyma bedelinin tamamının dava tarihinden önce davalı tarafa ödendiği anlaşıldığından, tespit edilen bedele faiz işletilmemesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığından ve gerekçeli kararda harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin hüküm kurulmamak suretiyle infazda tereddüte yol açılması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 17.11.2020 tarihli ve 2020/227 Esas, 2020/595 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ile tapu maliki ... kayyımı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Tapu maliki ... kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu, kayyım lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 163 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekili ile tapu maliki ... kayyımı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Kendisini vekille temsil ettiren bir kısım davalılar kayyımı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
5. Gerekçeli karar başlığında davalı ...’in ad ve soyadının gösterilmemesi doğru değildir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bir kısım davalılar vekili ile tapu maliki ... kayyımı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Bir kısım davalılar vekili ile tapu maliki ... kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak ''Kendisini vekille temsil ettiren davalı kayyımı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kayyıma verilmesine'' cümlesinin yazılması,
b) Gerekçeli karar başlığının davalılar bölümüne davalı ‘...’in ad ve soyadının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı kayyım kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı kayyıma ödenmesine,
Kayyım ile davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.