MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/74 Esas, 2023/324 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/270 Esas, 2021/282 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Belediyeler vekillerinin başvurularının esastan reddine, davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 6587 ada 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazlarda davacının hissedar olduğunu, taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ve taşınmazların imar planında kamuya tahsisli olduğunu belirterek belirlenecek tazminat bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Buyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; idareleri aleyhine husumetin yöneltilmesinin yanlış olduğunu, dava konusu taşınmazların fiilen ana arter niteliğinde bir cadde veya bulvarda kalıp kalmadığı hususunun tespitinin gerektiğini, taşınmazlardan "Hoşseda Sokak" kapsamında asfalt yol geçirildiğini, dava konusu hisseli parsel için düzenlenmiş parselasyon planının var olup olmadığını ve bu planda dava konusu taşınmazların, yol olarak terk edilip edilmediği hususlarının Mahkemece araştırılması ve özel parselasyon planında ""yol" olarak terkedilmiş ise 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari işlem ve eylemler nedeniyle kişilerin uğradıkları zararlardan dolayı açılacak tazminat davalarının idari yargının görev alanı içinde olduğunu, dava konusu taşınmazda kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde idarelerinin herhangi bir müdahalesi ya da herhangi bir işleminin mevcut olmadığını, taşınmaz üzerine yapılan yolun bilgileri dahilinde olmadığını, proje bütünlüğü ilkesinin uygulanamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmazlarla benzer özellikler taşımadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, el atılmayan kısımların tazminata konu edilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlara müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, proje bütünlüğünden söz edilemeyeceğini, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazlara, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı Belediyelerden tahsiline karar verilmesinde hukuken hata yapılmadığı gibi proje bütünlüğü bağlamında fiilen el atılmayan kısımlarda da bir kısım davalı belediyelerin sorumlu olması gerektiği, ancak 04.07.2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin bir çok fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve yerlerine yeni hükümler getirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince yazılan müzekkereye Bursa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 10.10.2023 tarihli 86686525 sayılı yazısı ile verilen cevapta dava konusu taşınmazın eğitim alanı olarak kullanılması ihtiyacının bulunmadığının belirtildiği, davalı ... Bakanlığının imar planı öncesinde dava konusu taşınmazın kurumlarına tahsisini talep etmediği göz önüne alınarak, 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlanmasından kaynaklanan sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığında olmayıp davalı ... Belediyesinde olduğu, davalı ... için öngörülen tazminat miktarından da davalı ... Belediyesinin sorumlu olması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirtiği hususları tekrar etmiş, proje bütünlüğü kapsamında sorumlu tutulamayacaklarını, taşınmazın 1651 m²lik kısmından sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerktiğini ileri sürmüştür.
. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
4. Dairemiz geri çevirme kararı sonrası dosya içine giren belgeler değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazlarda 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığı, taşınmazların kayıtlarının kapatıldığı ve düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında 11738 ada 1, 3 ve 4 parsellerin oluştuğu anlaşıldığından, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parselin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan ve şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirildikten sonra, en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ve güncel tapu kaydı, son alınan ek fen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirilip, davacının yeni parselde malik olduğunun tespiti hâlinde mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parselin tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsele davalı idarelerce fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile, dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığı, dava konusu kısımların tamamının düzenleme ortaklık payı olarak ayrılan kısımda olup olmadıkları tespit edilip, sorumlu idare belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
5.Kabule göre de ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği, ret kararının 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının "Kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları" yönünden iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idareler vekillerinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalılar ... ve ...'ndan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.