MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/182 E., 2023/163 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve asıl davada davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Kocaeli ili, Gebze ilçesi, ... köyü 846 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.06.2011 tarihli ve 2010/658 Esas, 2011/325 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... köyü 846 parsel sayılı taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak üzerinde bulunan ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma krokisi getirtilerek Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmeliğin 41inci maddesi uyarınca uygulanacak çekme mesafesinin, dava konusu taşınmazın imar durumu ve konumu dikkate alındığında kaç metre olacağı ve çekme mesafesi uygulandıktan sonra taşınmazın kalan bölümünde imar planına göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, izin verilecek ise önceki durumuna göre herhangi bir kısıtlama getirilip getirilmeyeceği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, taşınmaz üzerinde bulunan yapının bedeli resmî birim fiyatları esas alınıp yapının yaşı dikkate alınmak suretiyle yıpranma payı da düşülerek hesaplanması gerektiği hâlde, gerekçesi açıklanmadan yıpranma payı düşülmeden hesap yapan rapor doğrultusunda yapı bedelinin fazla tespiti, davacı idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi, birleştirilen dosyanın davalılarından ... ve ... vekil ile temsil edildiği hâlde, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve asıl davada davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını, yıpranma payının düşük hesaplandığını, lehe vekâlet ücreti verilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın raporda ulaşılan değerin çok üzerinde rayiç bedele sahip olduğunu, emsal kıyaslamasının doğru yapılmadığını, arta kalan kısımda değer düşüklüğü oluştuğunu, yıpranma bedelinin gerekçelendirilmediğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı idare ve asıl davada davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davalıdan alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.