İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/3181 Esas, 2024/1683 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/2 Esas, 2019/958 Karar
Taraflar arasındaki yönetim planının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 139 Pafta, 1119 ada 272 parselde kayıtlı binada oturan kat malikleri ile davalı ... Proje İnş. Yatırımları San.ve Tic. A.Ş. arasında "..." adlı proje için Kadıköy 31. Noterliğinin 07.11.2014 tarihli ve 12289 yevmiye nolu "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin imzalanmış olduğunu, davalı şirket tarafından bu sözleşmeye dayalı olarak tek taraflı, kötüniyetli ve yetkisiz temsil suretiyle yönetim planı hazırlanarak tapuya tescil edildiğini, 634 sayılı Kat Malikleri Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin üçüncü fıkrasında "yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördüğünün oyu şarttır. Kat maliklerinin 333 üncü maddeye göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır" denildiğini, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 21.04.1992 tarihli ve 1992/4676 Esas, 1992/2816 Karar sayılı kararında da".. Kat maliklerinin değişiklik hakkında 33 ncü maddeye göre mahkemeye başvurma hakları saklı bulunduğu dikkate alınarak 33 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uyarınca bu değişikliğin hak ve nesafet kurallarına uygun olup olmadığı, uygun değilse uygun hale getirilmesi konusunda mahkeme kararı verebilir denildiğini, söz konusu yönetim planının tamamen (ya da kısmen) iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların yüklenici tarafından hazırlanan Yönetim Planı ve Temsil Heyetine karşı dava açtıklarını, müvekkilinin aleyhe olan hususları bu şekilde öğrendiğini, yüklenici tarafından oluşturulan Yönetim Planı ve Temsil Heyetine müvekkilinin açık veya zımni hiçbir zaman muvafakat etmediğini, bu konuda herhangi bir belge, protokol vb. belge imzalamadığını, davacıların huzurdaki davayı açtıklarından müvekkilini haberdar olmadığını, tüm bu hususlar dikkate alındığında açıkça müvekkilinin hakları zedelendiğinden davadaki sıfatının dahili davacı olarak düzeltilmesini, davacı taraflarla aralarında bir menfaat çekişmesi bulunmadığından, davalı taraf olarak davaya devam etseler dahi davayı kabul ettiklerini, bu nedenle avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin taraflarına yükletilmemesini talep ettiklerini belirtmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yönetim planının hazırlanması ile ilgili bir ilgisi bulunmadığını, yönetim planının hazırlanması sürecine katılmadığından davanın kendisine yöneltilemeyeceğini, bu nedenle öncelikle davanın müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkilinin işbu davada davalı olsa da davacılar gibi yönetim planının oluşturulmasına katılmadığını, haberdar edilmediğini, bu itibarla, husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde Mahkemece yönetim planının incelenmesini, aleyhe yapılan ya da kat maliklerinin haklarının kısıtlanmasına neden olacak düzenlemeler olması halinde söz konusu düzenlemelerin iptal edilmesini talep ettiklerini, davacıların iddialarından da anlaşıldığı üzere yönetim planını hazırlanması davalı şirket ile ilgili olup müvekkilin bir etkisinin de söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep ettiklerini beyan etmiştir
3.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile diğer davalı ... Proje İnşaat Yatırımları San ve Tic. A.Ş arasında Kadıköy 31. Noterliği 30.09.2016 tarihli ve 15576 yevmiye nolu sözleşme ile Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile kat irtifakı ve dolayısıyla kat irtifakının kurulması için gerekli olan Yönetim Planı oluşturulması ve bunun onayı seçilmiş olan 3 kişilik komitenin onayı şartına bağlandığını; ancak Yönetim Planı oluşturulurken sözleşmenin bu maddesi ile diğer maddelerine açıkça aykırı hareket eden davalı ... Proje İnşaat Yatırımları San ve Tic. A.Ş ve bu şirketin vekil tayin ettirdiği diğer kişilerin Yönetim Planını hiçbir arsa sahibine sormadan ve komitenin onayını olmadan, arsa sahipleri aleyhine hüküm içerir şekilde hazırladıklarını, her ne kadar müvekkillerinin kat irtifakı ve Yönetim Planı için diğer davalı ... Proje İnşaat Yatırımları San ve Tic. A.Ş ve onun isimlerini belirlediği kişilere vekâletname vermiş iseler de bu vekâletname Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin eki olup bu vekâletnamedeki yetkiler Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamında ve bu sözleşmede belirlenen şartlarda kullanılmak üzere verildiğini, ancak diğer davalı ... Proje İnşaat Yatırımları San ve Tic. A.Ş'nin sözleşme şartlarına uymadan vekalet ilişkisini kötüye kullanarak arsa sahiplerinin onayını almadan ve oluşturulan komiteye arsa sahiplerinin vekâlet vermesini beklemeden Yönetim Planı oluşturduğunu, çok daha önemlisi ise yönetim planının kat maliklerinin açıkça aleyhine ve diğer davalı ... Proje İnşaat Yatırımları San ve Tic. A.Ş lehine hükümler içerdiğini, bu sebeple iptal edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin davanın açılmasına sebep olmadıklarından ve cevap süresinde davayı kabul etmiş olduklarından yargılama harç giderleri ile ücreti vekâletin davacılar üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmiştir.
4.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; 24 adet bağımsız bölüm maliki arsa sahiplerinin özgür iradeleri ile noterde vekâletname verdiklerini, arsa sahipleriyle yapılan görüşme sonucu hazırlanan yönetim planının tapuya şerh edildiğini, yönetim planında yer alan servis şirketinin ortağı ile 16 adet bağımsız bölüm maliki ve arsa sahibi şirket olan tarafının ortaklarının aynı olmasının çifte temsil olmasında kanunda ve 634 sayılı Kanun'da bir engel bulunmadığını, aksine dairelerine değer kattığını, kötü niyetli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı şirketten peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.