İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/187 Esas, 2023/215 Karar
KARAR: Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... köyü 575 (eski 229) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde idare tarafından teklif edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinden düşük olduğunu, taşınmazın Organize Sanayi Bölgesi alanı içerisinde kaldığını, kamulaştırma kararı üzerinden bir yıl geçtiğini ve müvekkilinin taşınmazının adeta tarla vasfında değerlendirildiğini, gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 09.09.2015 tarihli ve 2014/754 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 09.09.2015 tarihli ve 2014/754 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu ... Mahallesi 575 parsel (eski 229 parsel) sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmasına ilişkin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/154 Esas, 2014/940 Karar sayılı dosyasında arsa olarak kabul edildiği ve taşınmazla ilgili olarak İzmir ... Organize Sanayi Bölgesinin 09.12.2014 tarihli yazı cevabındaki özellikleri dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunlu olup, arsa niteliğindeki taşınmaz kapama zeytin bahçesi olduğundan, ağaçların yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2014 yılı kilogram satış fiyatı ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin tespit edilmesi gerektiği hâlde, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması ve dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu dikkate alınarak fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve kroki eklenmek suretiyle taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.129,62 m²lik ve (C) harfi ile gösterilen 348,11 m²lik kısımlarına imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden araştırılarak, ayrıca taşınmazın 1.017,06 m²lik bölümünün DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmasına ilişkin belgeler getirtilerek arta kalan kısımlarda değer azalış bedeline hükmedilmesi gerekip gerekmediği denetlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.10.2020 tarihli ve 2018/99 Esas, 2020/510 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.10.2020 tarihli ve 2018/99 Esas, 2020/510 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 384,11 m²lik kısmında değer azalışı oluşacağı muhakkak olup bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi, davacı idarenin harçtan muaf olduğu ve mahkemece bu yönde karar verildiği hâlde, davalı tarafından yapılan yargılama giderleri içerisinde davacı idarenin harçtan sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi; Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden; Kabule göre de mahkemece bozma sonrasında yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen 805.583,54 TL kamulaştırma bedeli üzerinden fark 647.307,76 TL'nin 09.01.2019 tarihli ara karar gereğince depo edilmesine karar verilerek idarece bloke edildiği ve bu bedelin ödenmesine ilişkin hüküm kurulduğu hâlde, infazda tereddüt oluşturacak şekilde tespit edilen kamulaştırma bedelinin 800.417,49 TL olarak belirtildiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın, somut emsal taşınmaza göre değersiz olduğunu, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, arta kalan alanların yüzölçümünün büyük olduğunu, değer azalış bedeline hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfına göre tespit edilen bedelinin düşük olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının yüksek alındığını, uygulanan objektif değer artış oranının düşük olduğunu, irtifak hakkı nedeniyle taşınmazın metrekare değerinin %35 oranında düşülmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.