İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/341 Esas, 2023/112 Kadad
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan Büyük Menderes Projesi, ... Ovası Sulaması için istimlak edilen 109 parselden müfrez 2651 parsel sayılı 6882 m² ve 2652 parsel sayılı 4001 m² yüzölçümlü taşınmazların, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının 25.10.1978 tarihli ve 12302 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırıldığını, taşınmazların idare adına 11.09.1990 tarihinde kanal vasfıyla ifraz olduğunu, kamulaştırma bedelinin taşınmaz maliki mirasçıları adına 10.10.1990 tarihinde T.C Ziraat Bankası Aydın Şubesine bloke edildiğini ve noter tebligatlarının yapıldığını ileri sürerek taşınmazda bulunan davalıların hisselerinin iptali ile DSİ Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından gerekli kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığının, müvekkillerinin murisine usulüne uygun tebligatın yapılmadığını, kamulaştırma bedelinin ödenmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.05.2015 tarihli ve 2014/503Esas, 2015/237 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.05.2015 tarihli ve 2014/503Esas, 2015/237 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazda malik ...'in vefatı ile geriye çocukları ile birlikte eşi ...'i de mirasçı olarak bıraktığı ve ...'in mirasçılık payı yönünden kamulaştırma evraklarının kendisine tebliğe çıkartılarak 08.11.1990 tarihinde oğlu ... imzasına tebliğ edilmişse de ...'in 02.09.1990 tarihinde vefat ettiği ve tebliğ tarihinde ölü olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; ...'in miras payı yönünden usule uygun bir tebliğ bulunmadığından mirasçılarından davalılar ..., ... ve ...'in murisleri ...'den gelen mirasçılık payları oranında; ...'in ... Sulh Hukuk Mahkemesi 1995/895 Esas, 1995/129 Karar sayılı veraset ilâmında adı geçen diğer mirasçıları yönünden ise kendilerine kamulaştırma evrakı hiç tebliğ edilmediğinden mirasçılık payları oranında davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, davalılardan ... adına çıkartılan kamulaştırma tebligatının 08.11.1990 tarihinde ... imzasına tebliğ edildiği anlaşılmış olup davalılardan ... ile tebliğ alan ...'nin yakınlık derecesi ve tebliğ tarihinde aynı konutta birlikte oturup oturmadıkları tebligatı almaya ehil olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin hüküm kısmında ..., ... ve ... yönünden muris ...'den gelen pay yönünden davanın kabulüne karar verdiğini, ancak taşınmazın idare adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmediğini, bu nedenle kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazların evveliyatı olan ... Mahallesi 109 nolu parselin kamulaştırma bedelinin (18.501,100 eski TL) ... vereseleri adına T.C. Ziraat Bankası Aydın Şubesinde bloke hesaba yatırıldığını, bloke işleminden sonra taşınmazların maliklerinin adresine noter tebligatı gönderildiğini, kamulaştırma noter tebligatı 08.11.1990 tarihinde kızı (gelini) ...’ye tebliğ edilmiş olup Aydın 1. Noterliğinin 42035 yevmiye nolu istimlak evrakı konulu evrakın 08.11.1990 tarihinde ...'ye imza karşılığında tebliğ edildiğini, tebliğ tarihi olan 08.11.1990 tarihi itibarıyla ... oğlu olan ...'nin ve gelini ...'nin hangi adreste ikamet ettiğinin araştırılması gerektiğini, yine tebliğ tarihi itibarıyla 23 yaşında olan ... ve ...'nin anne ... ile birlikte oturmaları mümkün olmakla tebliğin usulüne uygun olduğunu, taşınmazların maliklerinin idare adına rıza-i tapu ferağ işlemlerini yaptırmadıkları ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/341 esas sayısı ile açılan (2014/503 Esas sayılı) dosyada Mahkemesince verilen ara karar ile kamulaştırma tarihinde bloke hesaba yatırılan 18.201.100 eski TL'nin 2.defa 18,50 yeni TL olarak maliklerin hisseleri oranında ... Ziraat Bankası Şubesinde 06.05.2015 tarihinde bloke hesaba yatırılması istenmiş ve yatırılmış olup bu tarih itibari ile de tebliğ işlemi yapılmış olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı DSİ Genel Müdürlüğünün davadan önce, davalı mal sahiplerini ferağa davet etmediğini, dava tarihinde (Mahkemeye başvurduğunda) bedelle ilgili makbuz veya dekont sunmadığını, ayrıca kamulaştırmaya ilişkin tüm tebligatların usule uygun olarak yapılmadığından kamulaştırma işlemleri tamamlanmadığını, davacının tescil talebi 17 nci maddede belirtilen şartlara uygun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 2651 parsel (yeni 101 ada 232 parsel) sayılı taşınmaz 7.258,98 m² ve ... ilçesi, ... Mahallesi 2652 parsel (yeni 101 ada 361 parsel) sayılı taşınmaz 4.001 m² miktarlı olup toplamda 11.259,98 m² miktarlı tarla vasıflı 1. sınıf tarım arazisi olan taşınmazlar, DSİ Genel Müdürlüğünün el atması sonucu kanal vasfına alındığını, vatandaşın tarlasına el atılarak zarara uğramasına sebep olunduğunu ve karşılığında hiçbir bedel ödenmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalı ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.