İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/242 Esas, 2024/364 Karar
KARAR: Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 262 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 695 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.01.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.01.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, nitekim davaya konu taşınmazın konumu ve dosyaya yansıyan özellikleri dikkate alınıp, aynı bölgeden intikal eden ve Dairemiz denetiminden geçen dava dosyalarına konu komşu taşınmazlara arsa olarak değer biçildiği gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın da arsa vasfında olduğu, bu durumda, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi suretiyle emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki zeytin ağaçlarına ise kapama zeytin net gelirine göre belirlenen bedelden mutad münavebe ürününe göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olmasının; taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarına imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden araştırılarak sonucuna göre arta kalan kısımlarda değer azalış bedeline hükmedilmesi gerekip gerekmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.07.2021 tarihli ve 2018/18 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararıyla; tespit olunan fark kamulaştırma bedelinin depo edilmesi yönünde davacı idare vekiline 15 günlük süre verildiği, ancak bedelin depo edilmediği, bunun üzerine ikinci ve son kez verilen 15 günlük kesin süreye rağmen depo kararının yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.07.2021 tarihli ve 2018/18 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda özetle; Mahkemece, davacı idare vekilinin yokluğunda 19.04.2021 tarihli celsede, bozma sonrası tespit edilen fark kamulaştırma bedelinin depo edilmesi yönünde 15 günlük süre verildiği, duruşma tutanağının davacı idare vekiline posta yoluyla tebliğ edildiği, ancak bedelin yatırılmadığı, akabinde davacı idare vekilinin hazır olduğu celsede ikinci ve son kez kesin olduğu belirtilerek 15 günlük süre verildiği, verilen süreler içerisinde depo kararının yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de 7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesi ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 19.04.2021 tarihli duruşma tutanağının tebliğine dair tebligatın davacı ... Müdürlüğünün elektronik tebligat adresine yapılması gerekirken vekile posta yoluyla yapılmış olması, bu durumda ilk verilen 15 günlük sürenin usulüne uygun olmaması nedeniyle, depo kararının kesin süre içerisinde yerine getirildiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedeline 15.12.2015 tarihinden 22.05.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkin edildiği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa vasfında kabul edilemeyeceğini, kaldı ki bir an için taşınmaz arsa vasfında kabul edilse dahi emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarında kamulaştırma nedeniyle değer artışı meydana geldiğini, değer artış bedelinin hesaplanıp kamulaştırma bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin ilk karar ile hüküm altına alınan kısmına ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, tamamına son karar tarihine kadar faiz işletilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı idare harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerinde bulunan ağaçlara ise kaim değer metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Mahkemenin 13.01.2016 tarihli ilk kararı ile tespit ve depo edilip hüküm altına alınan ve derhal ödenmesine karar verilen 210.209,95 TL bedel yönünden faiz bitiş tarihinin ilk karar tarihi olması gerektiği düşünülmeden, tespit olunan kamulaştırma bedelinin tamamına son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
5. Davacı idare harçtan muaf olduğu hâlde, davalı tarafından yatırılan 143,50 TL temyiz başvuru harcının davacı idareden tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin birinci fıkrasında yer alan " 22.05.2024 " tarihinin çıkarılarak yerine " 13.01.2016 " tarihinin yazılması; (10) numaralı bendinde yer alan " 143,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı ile " ifadesinin hükümden tamamen çıkarılması, " 243,50 " sayısının çıkarılarak yerine " 100,00 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.