MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1569 Esas, 2023/1619 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/223 Esas, 2023/365 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda asıl davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarda taraflar sulh olduklarından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden karar istinaf edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 178 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından el atıldığından taşınmaz bedelinin davalı idarelerden yasal faiziyle birlikte tahsili ile ecrimisil tazminatının işgal tarihinden itibaren karar kesinleşinceye kadar işleyecek yasal faizi ve karar kesinleştikten sonra kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkili kurumun kamulaştırma sahası dışında kaldığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile esastan reddi gerektiğini, davanın esasına girilmesi halinde taşınmazın niteliğinin belirlenerek niteliğine uygun şekilde değerinin belirlenmesi gerektiğini, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkili yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hissedar olduğu parseller üzerinde herhangi bir fiili el atmanın bulunmadığını, fiili el atma şartları gerçekleşmemiş olduğunu, davacının parselleri ile ilgili olarak imar planları gereği meydana gelmiş bir kısıtlılığın olabileceği, bu uyuşmazlığın çözümününde idari yargıda görülmesi gerektiğini, bu nedenle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaatte ise taşınmazın niteliğinin belirlenerek niteliğine uygun şekilde değerinin belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine sundukları ipotek bedelinin taraflarınca ödendiğine dair ödeme dekontları, belediyenin hem dava açılmadan önce taraflarına şifaen hem de yargılama esnasında mahkemeye yazılı olarak ipotek bedelinin ödenmediğine dair vermiş olduğu yanıltıcı ve gerçeklerle bağdaşmayan cevaplar nedeniyle, vatandaş olarak müvekkilin belediyenin cevabına binaen devlet kurumuna ... duyması sebebiyle iradesinin sakatlanarak fesata uğratılması ve sulh protokolü yapması hususları yine belediye yetkililerinin şifaen ödeme dekontlarının asıllarının ibraz edilmesi halinde ödeme yapacaklarına dair beyanları nazara alındığında müvekkillerin mağdur edildiğini, iradelerinin fesada uğratıldığını ve belediyenin haksız bir kazanç elde ettiği açıkça ortada olduğundan karar kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sulh kapsamına göre tescil hükmü kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin dayandığı gerekçelere göre karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tescil hükmü kurulmamasının yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı ... ve davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... ile ipotek bedeline ilişkin sulh olunduğunu ve karşılıklı olarak sulh protokolü imzalandığından, sulh protokolü çerçevesinde karar verilmesi için kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Belediye ve davacılar arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 314/1 maddesi kapsamında hüküm kesinleşmeden yapılan sulh protokolüne ek bir sulh protokolü yapıldığını, 6100 sayılı Kanun'un 315 /1 maddesi gereği sulh, ilgili bulunduğu davayı sulh protokolü içeriğine göre sona erdirdiğinden bu yasal düzenlemeler göz önüne alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının sulhe göre karar verilmesi için bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Her ne kadar mahkemece; istinaf mahkemesince kaldırılan karardan sonra asıl ve birleştirilen dosyalar ile ilgili olarak her konuda sulh oldukları, kaldırma kararından önceki yargılamada davalı ... vekilince ipotek bedeline ilişkin takas defi talebinde bulunulduğu, davacılarca söz konusu takas defi kabul edilerek bu kabul doğrultusunda davanın ıslah edildiği, davacılar vekilince 15.05.2023 tarihli beyan dilekçesinde sulh sözleşmesine bağlı kaldıklarının bildirildiği, sonradan ele geçtiği iddia olunan belgelerin yargılama sırasında davacılarca yapılacak bir araştırma ile de kolayca elde edilebileceğinin anlaşılması nedeniyle hem tarafların sulh protokolü yapmış olmaları hem de süresi dışında sonradan ibraz edilen delillere dayanılamayacağı ilkesi ve davacılar vekilince açıkça 6100 sayılı Kanun'un 315/2 maddesi gereğince sulh protokolünün iptalinin istenmemiş olması nedeniyle davacılar vekilinin ipotek bedeline ilişkin talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle sulh nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca asıl ve birleştirilen davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada davalı ... yönünden karar istinaf edilmediğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de bilindiği üzere sulh, 6100 sayılı Kanun'un 313 üncü vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Görülmekte olan bir davada, taraflar aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması, mahkeme huzurunda yapılmalıdır . 6100 sayılı Kanun'un 315 inci maddesi uyarınca sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
3. Bu itibarla, belediye meclisi kararı da bulunduğu anlaşıldığından dosya içerisinde mevcut bulunan tarihsiz 1 inci sulh protokolü, 28.11.2023 tarihli ek protokol ve tarafların talepleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde mahkemece sulh protokolü çerçevesinde karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davacılar ve davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.