MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/17 Esas, 2023/309 Karar
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında müdahalenin önlenmesi, eski hale getirme ve zarar bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve dahili davalı EPDK vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 9000 m² ve 1900 m² yüzölçümlü sayılı taşınmazların maliki olduğunu, dava konusu taşınmazları da içine alacak şekilde davalı şirket tarafından elektrik üretim santral inşaatı yapımı kapsamında taşınmazlara zarar verildiğini ve neticesinde taşınmazların tarımsal özelliğini kaybettiğini fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.000 TL'nin müdahale tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.02.2012 tarihli ve 2008/254 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.02.2012 tarihli ve 2008/254 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davalının, EPDK Başkanlığından aldığı üretim lisansı ile Hidroelektrik Enerji Santrali yapım işi sırasında davacıya ait taşınmaza el attığından, davanın hukuken sorumlu EPDK Başkanlığına karşı açılması gerektiğinden, bu idareyi davaya katması için davacı vekiline süre verilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, özel firma hakkında hüküm kurulması ve kabule göre de taşınmazın eski hale getirme bedeli, zemin bedelinden az olduğu ve davacı eski hale getirme bedelinin tahsilini de istediğinden, bilirkişice belirlenen eski hale getirme bedelinin davalıdan tahsili yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.12.2014 tarihli ve 2013/386 Esas, 2014/539 Karar sayılı kararı ile davanın davalı ... Elektrik. Üretim A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı EPDK Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.12.2014 tarihli ve 2013/386 Esas, 2014/539 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın 04.04.1997 tarihli ve cilt 1, sayfa 100, sıra no 3 ve 06.03.1958 tarihli ve cilt 113 sayfa 7 ve sıra no 27'de kayıtlı tapu kayıtlarından davacının malik ya da hissedar olduğu anlaşılamamaktadır. Davacının tapu malik ya da malik olanlarla arasında hukuki irtibatı sağlayacak şekilde resmî belge, güncel tapu kayıtları veya veraset ilamının getirtilip, davacının malik ya da dava konusu taşınmaz malikleri arasında irtibat sağlandığı takdirde davanın kabulüne, irtibatın sağlanamaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.10.2018 tarihli ve 2017/117 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararı ile davanın davalı ... Elektrik. Üretim A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı EPDK Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
E.Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.10.2018 tarihli ve 2017/117 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde dahili davalı EPDK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının kesinleştiği ve tapu kayıtlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Bu itibarla; davacının dava dilekçesinde el atıldığını iddia ettiği yerlerin kesinleşen kadastro ile maliki olup olmadığı tespit edildikten sonra; davacıya ait bu parsellere davalı idarece el atılıp atılmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, düşünülmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 19.10.2023 tarihli ve 2022/17 Esas, 2023/309 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve dahili davalı EPDK Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zararın belirlenmesi bakımından 31.05.2022 tarihinde müvekkilin paylı malik olduğu dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 624 ada 6 parsel, 625 ada 9 parsel ve 626 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda keşif yapıldığını ancak yapılan keşif eksik ve hatalı bir keşif olup rapora esas alınamayacak nitelikte olduğunu, keşif zaptı incelendiğinde; 626 ada 2 parsel ile 625 ada 9 parsel arasından yol geçtiğinin belirtildiğini; ancak 624 ada 6 parsel, 625 ada 9 parsel üzerinde de tahrip olan alan bulunmakta olup bu taşınmazların tamamı bakımından davacının taleplerinin karşılar nitelikte keşif ve inceleme yapılmadığını, eksik keşif yapıldığına ilişkin itirazların somutlaştırılması bakımından eksik keşif yapılan yerlere ilişkin resimlerin yerel Mahkemeye sunulduğunu, 624 ada 6 parsel, 625 ada 9 parsel ve 626 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda ücretin ödenmesinin kabulüyle yeniden keşif yapılması ve eksik hususların giderilmesi gerektiğinden kararı temyiz etmiştir.
2.Dahili davalı EPDK Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı şekilde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğini, EPDK Başkanlığının dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, kısmi ret kararı verilmesine rağmen ret kararına bağlı olarak müvekkil kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmamış olmasının hatalı olduğunu, taşınmazın davacıya ait olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için taşınmaz üzerinde davacının hak sahibi olduğunu düşünürsek, davacının tek başına bu davayı açmaya hakkı olmadığını, dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu kabul etmemek kaydı ile bir an için taşınmaz üzerinde davacının hak sahibi olduğunu düşündüğümüzde, terekeye ait malları üzerinde tüm mirasçıların oy birliği ile karar vermesi gerektiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde iştirak halinde mülkiyet olup olmadığının incelenmesi ve bu doğrultuda diğer mirasçıların da davaya dahil edilmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı da dikkate alındığında, davada eski hale getirme ve tazminat talep edildiğinden ve taşınmaz mirasın intikali yolu ile edinildiğinden başkaca mirasçının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda müvekkil idare aleyhine verilen kararın ortadan kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi eski hale getirme ve zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan araştırma neticesinde haksız müdahalenin neler olduğu belirlenerek yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3.Buna karşın, dava konusu taşınmaz olan 626 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacının 1/3 hissesi olduğundan eski hale getirme bedelinin de hissesi oranında ödenmesi gerektiğinden, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Dahili davalı EPDK Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3. Bendinde yer alan " 58.823,21" sayısının çıkarılması, yerine "19.607,73" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Dahili davalı EPDK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.